Pazartesi, Kasım 26, 2012

Öylesine.



Yavaş yavaş alıştım üniversite/yurt hayatıma. Tempoya kendini kaptırınca şikayet etmeye pek vakti kalmıyor insanın. Edindiğim arkadaşlar da burayı çekilir kılıyor. Daha ne olsun ki artık...

Dün Tüyap'a gittim, kitap fuarına. Ama her zaman olduğu gibi orada geçirdiğim süre yetmedi bana. Bir de kalabalık! Bütün İstanbul'u doldurmuşlar sanki içeri. İmza salonlarına girmedim bile zaten, cesaret edemedim. Açıkçası zaten orada geçirebileceğim zaman kısıtlı, bir de onu kuyrukta bekleyerek harcamak da istemedim. (İskender Pala'ya uzaktaaaan bir bakdım ve iç çekerek uzaklaştım.) Eh, hafta içi İstanbul'da olabilsem en az 2-3 kere giderdim heralde ama... napalım artık.

Okumam gereken çok kitap biriktiii! Ve ben vakit ayıramıyorum.

Nota okurken beynim duruyor/donuyor ve dakikalarca sayfaya bakakalıyorum. Baktığım şeyi göremiyorum, algılayamıyorum. Sinir harbi yaşatıyor bana.

Gitar tellerine basmak parmaklarımı acıtıyor. Nasıl alışacağım, bilmiyorum.

Kış parfümümü çok seviyorum. (Lady Million)

6yüz küsür liraya satılan o güzelim kulaklığı bana 20 liraya verseler istiyorum. Hadi 50 olsun.

Fotoğraf makinem için 50mm'lik lens ve tripod istiyorum. (inşallah para biriktirip alabilirim.)

Gördüğüm hemen hemen her örme kazağı almak istiyorum.

Uyumak istiyorum. İyi geceler.


Hiç yorum yok: