Pazar, Eylül 23, 2012

Göçebe.

12.00 Kalkış
13.10 Boğaz Köprüsü
13.40 Esenler Otogar
14.00 Şirinevler
14.30 Evimdeyim... diyecekken gitmeden önce evin anahtarını kardeşime verdiğimi hatırladım. Aksi gibi herkes de mi dışarıda, uzakta olur? Mesaj attım kardeşime okuluna gideyim de alayım anahtarı ondan diye, paşamızın cevabı "metrobüsten bilmem ne durağında in orda bilmem nereyi sor 'herkes bilir', ben seni ordan alırım."
Ve acı gerçek: Kimse bilmiyor ki orayı be oğlum!
Neyse hadi, uğraştık ettik, bulduk yeri. Kardeş hazretlerinin dersi erken bitmiş, arkadaşlarıyla oyuna gidiyormuş da o yüzden beni elimde çantalarla oralara kadar getirtmiş anahtarı vermek için.
Ya Sabır!

Bu kısım Cuma günüydü işte. Bugün ise, Pazar, evden geç çıktım ve trafiğe yakalandım. Otogardan köprüye kadar bir buçuk saat sürdü. Yani normalin 3 katı süre!
Meğer maç varmış!

Hoşgeldin göçebe hayat. Bakalım n'apacağız seninle...

Hiç yorum yok: