Cumartesi, Eylül 01, 2012

dı-dım.

Beklemede olan işlerim yavaş yavaş halloluyor. Pazartesi günü ehliyetimi alıyorum inşallah. (birileri bana arabasını kullandırtmamaya devam ederse sadece cüzdanımda yer kaplamış olacak ama...) Büyük ihtimalle salı günü de üniversiteye kayıt yaptırmaya gidiyoruz. Çok şükür ordan oraya gezdirip de alınacak bir belge istemiyorlar. Üniversite kayıtlarındaki genel tabloya bakılırsa şanslı kesimdeyim. Hatta resmi kurumlarla bir işim olmadığı için hafta sonu (bugün, yarın) toparlayabileceğim bütün gerekenleri. Biraz önce gelen bir telefon üzerine sanırım pazartesi üni. kaydına gideceğiz ve ehliyet de salıya kalacak. Yurtların hemen dolduğuna dair bir tüyo gelmiş. :D

Mimarlıkta -bildiğim kadarıyla- hiçbir üniversitede ikinci öğretim olmadığı için benim tercih listemde de yoktu. Ama olsaydı ve yerleşseydim bu harç olayı cidden sinirimi bozardı. Bir yerden başlandığına göre ikinci öğretiminki de en kısa zamanda kalkar inşallah.


Sanırım yurtta kalacağım. KYK'dan umudum yok, kayıt için gidince bir de yurt gezeceğiz babamla.
Şehir dışında okuyacağım, yurtta kalacağım... sonuç: kedi evde kalıyor. Ben yokken annem evden atacak diye korkuyorum. Çünkü eğer kardeşim ilgilenmez de annemin başına kalırsa kedi... Cidden nasıl olacak hiç bilmiyorum.
Ve bunun dışında bir de özlemi var bu işin. 10 günlüğüne tatile gittik, dönüş için gün saydım resmen. İstanbul'a varır varmaz ilk işimiz pansiyona koşmak oldu. Bu arada Dazo'yu kedi pansiyonuna bıraktık ama bir daha öye bir yere bırakmayı hiç istemiyorum. Eve geldiğinde travma geçirmiş gibiydi (abartıyor olabilirim ama...) tüyleri dökülüyordu ve mama kasesinin başına koyduğum -hatta bazen elimle tek tek yedirdiğim- halde yemeyen kedi mamaya/suya saldırdı resmen. Aç susuz mu bıraktılar, naptılar anlamadım ki... Neyse, çok şükür döner dönmez eski halimize döndük: ben bilgisayar başına, o da masamda uyuklamaya :D


Ben nasıl bu şapşalı bırakıp gideceğim?

Ve bir de piyano meselesi var. Aslında her haftasonu gelip buradakş kursa devam mı etsem diye düşünüyorum ama... Hafta içi hiç çalışamamış olacağım sonuçta. Ayrıca her hafta sonu gelinir mi? Kocaeli'nde bir kurs bulsam mı acaba... Eve çıksaydım da kedim de piyanom da benimle gelseydi keşke. Tabi başka bir çözüm de benim bu sene kasıp İstanbul'da bir yere yatay geçiş yapmam. Teoride olabilir gibi yani. Dersler bir başlasın da onu deneyip denemeyeceğim de belli olur.

Son bir şey... geçenlerde bir kendi bölümümü internetten aratayım dedim. Bunu neden tercih listesini hazırlamadan önce yapmadığımı cidden bilmiyorum. Karşılaştığım bir haber de beni cidden tarif edemeyeceğim bir ruh haline soktu. Kocaeli-Mimarlık öğrencileri okuldaki kötü şartları boykot etmiş. Geçen senenin haberi. "Naptım lan ben?!" diye bir çınlama oldu beynimin içinde. Zaten İstanbul'dan ayrılmak koyuyor, bir de siz vurun. İnşallah umduğumdan iyisiyle karşılarım diye dua etmekten başka şansım yok artık, oldu bir kere. Hayırlısı...

2 yorum:

Eternal dedi ki...

aynı şoku ben de hergele meydanındaki sayısız olayları okuyunca yaşamıştım(kazandıktan sonra aklıma geldi bakmak) :) o değil de yanından biber gazını eksik etme diyolar.. Tanrım ben n'aptım?

firefly dedi ki...

oww. o.o
bu arada sen nereye yerleştin?