Cuma, Ağustos 24, 2012

Biz kafa dinlemeye gelmiştik ama?

Tatilin hiç hoşlanmadığım yanlarından biri, hatta belki listenin başını çeken olay, havuz başında çalınan müzikler. Popüler müziklerden seçmeler... Ama klasiktir tabi playlist, hep aynı ritimde ilerleyen şarkılar. Ben hangi şarkıları sevmiyorsam onlar, hiç şaşmaz. Ve bayanlar havuzunda tabi ki oynak havalar, aktiviteler. Bi umut, güneşlenirken kafamı dinler, kitabımı okurum diyordum. Ama ne mümkün! Dışarıda çalan müziği kamufle etmesi için son ses açık müzik çalarım. Akşama kadar kafa kalmayacak bende. (Şu an olay yerindeyim.)

Bi de kedimi özledim ben. Bakırköy'de bir veterinerin pansiyonuna bıraktık Dazo'yu. İnternet sitelerinde 24 saat online yayın falan yazıyordu ama açılmıyor o da. Etrafta gördüğüm kedilere saldırıyorum ben de. Bizim kediden uslular, biri gelsin de sevsin diye nasıl kuzu kuzu bekliyorlar, nasıl sevilmek istiyorlar. Hepsini kapıp eve götüresi geliyor insanın.

Ben en iyisi gidip kafe de oturayım da okuyayım kitabımı. Zaten bende öyle güneşlenme, yüzme hevesi falan da yoktur pek...

Hiç yorum yok: