Salı, Temmuz 10, 2012

Yukarı Bak'ı izlemedim ama...

Şöyle bir şey izledim...


 İmkansız gibi görünen bir şeylere bakıp, "ne kadar zor olabilir ki?" diyen insanlar... Hayran kaldım size, ne diyeyim ki?
Güzel bir Pazar günü National Geographic'te izlemiştim bu belgeseli. Baştan sona kadar izlerken suratımda uçan balonları izleyen küçük çocukların gümsemesi vardı. (ağız hafif açık, dudaklarının kenarları sonuna kadar gerilmiş...)
Tabi ki gerçek bir ev balonlarda havalanamayacağından, bu iş için uygun hafif bir ev inşa ettiler önce. 2 kişi bu evin içinde gerçekten uçacağı için de bir yandan sağlam olması gerekiyordu. Bir sürü gönüllünün yardımıyla dev helyum balonları şişirdiler. Ve balonların dizilişinin bile belli bir düzeni vardı. Meteoroloji haberlerini takip edip, uygun zamana göre ayarladılar. Bütün süreci izlemek gerçekten heyecan vericiydi.
Bir ara o animasyonu da izlesem iyi olacak.



Belgesel izlemenin güzelliğini şu geçtiğimiz sene farkettim. Dershanede biyoloji derslerinde bir kaç kere belgesel izletti hocamız. Bitkilerle ilgiliydi ve o kadar güzellerdi ki. Bir sonraki adım da evdeki televizyonda belgesel kanallarını keşfetmek oldu. Bir kaç defa o kadar güzel belgesellere denk geldim ki, dizi izlemek yerine bunları tercih edebileceğimi düşündürdü. Ve sonunda şu "yok biz televizyon izlemiyoruz sadece belgesel." lafı gerçekçi geldi.

Ama dizilerinden vazgeçebilecek biri yok tabi karşınızda... :D

Hiç yorum yok: