Perşembe, Şubat 24, 2011

Boğaziçi'ne mi? Boğaziçi'ye mi?

Günün sorusu bu oldu işte. Boğaziçi Üniversitesine geziye gittik bugün. Off ya orda mimarlık bölümü olmadığı için üzülüyorum biraz. Boğaziçi'nde okumak cidden çok hoş bir fikir olarak yerleşti aklıma. Öncelikle benim gibi biri hem-men deniz manzarasına, etrafın yeşilliğine ve binaların güzelliğine kaptırıyor kendini zaten. Üstüne bir de okulun tanıtım videosunu izlettiler bize. İki tane öğrenci de bir şeyler anlattı, sorularımızı yanıtladı falan. Dinlerken hayalimde kurduğum üniversite hayatı bu işte diye düşündüm ama o hayal bence hayal olma özelliğini koruyacak. Hep öyle olur zaten...
Yarın da İTÜye gideceğiz. İnşallah geç kalmam. Dünküne geç kalmıştım, servis benden 5-10 dk erken davranmıştı ve böylece Marmara Üniversitesini gezme şansımı kaçırdım. Ama giden arkadaşlarda çok da iyi bir izlenim bırakmamış :D. O yüzden üzülmedim kaçırdığıma. Zaten geziyi kaçırınca kimse yok diye okula da gitmedim. Evin anahtarını da almamıştım aksi gibi (bu hafta yurtta kalmadım.). Babam uzak bir yerde işi varmış, oradaydı. Kardeşlerimden birinde anahtar yoktu, diğerinin okulunun yerini bilmiyordum. Annem de işte olunca eve gitmek hayal oldu. Ama fena da olmadı. Kardeşimin çıkış saatine kadar oyalanıyım diye Forum İstanbula'a gittim. Ve tabi IKEAya da uğramasam olmazdı :D. Ohh, aylak aylak dolaştım etrafta iyice serseri oldum :D. Mağaza mağaza gezdim ve gördüğüm nerdeyse herşeye içim gitti. Kredi kartını kontrolsüz kullanacağım diye ödüm koptu :D. Ama IKEAda kimse tutamaz beniii :D. Odama bir şeyler alma fikri zaten garip bir şekilde çok mutlu ediyor beni. Duvara yapıştırılan kare aynalardan (4'lü) aldım. Odamda ayna olmaması sinir ediyordu beni zaten, fiyatı da ucuz görünce... Onun dışında 1 tane büyük 3 tane de küçük hasır kutu aldım. Odamdaki gerekli gereksiz eşyaları kutulara koyduğumda odamın düzenli görünmesine bayılıyorum. Ve tabi kutuların görüntüsündeki estetiğe... Küçük olanları çok tatlı :):) -en küçükleri küpe kutum oldu. Ve son olarak iki tane de yastık, krem-kahve tonlarında puantiyeli... aslında aldığım şeylerin fotoğraflarını çekip koymak istiyorum buraya ama bu saatte uğraşamam gibi geliyor. Onun yerine odamda sadece süs amaçlı duran ama üstünü büyük bir zevkle doldurduğum mantar panomun bir fotoğrafını koyayım. Geçen gün fotoğraf makinesini denemek için çekmiştim. Ivır-zıvır panosu...

McFly'ın Radio:ACTIVE albümünde kullandıkları çizim ve bi kaç tane de karalama, çizimimsi şey işte...
Cnbc-e degisinin eski bir sayısının kapağı, Dexter'ın oğlu Harrison... Yirim.

Converse anahtarlığım. Üstündeki açma halkalarını 9. sınıfta toplamıştım, üzerlerine sınıftaki herkesin adını yazmıştım :). Kola içmeyen biri olarak insanlara kola içirip, onlar şifreyi aldıktan sonra açma halkalarını toplamak biraz zor olmuştu :D. Bir de bağcığında arkadaşımla aldığımız "best friends" yüzüğü asılı.
Laleler... *-* ve "rahatsız etmeyin" uyarısıyla Dexter :D.

Photobucket
Bu ortadaki kızı seviyorum ya :D. Sinsi gülüşü hoşuma gidiyor. Normalde çizimlerime pek karakter yükleyemiyormuşum gibi gelir, bu biraz istisna :))

Ve bugün hakkında kendime hatırlatmam gereken şey:
Çığlık atacak bir yer bul kendine! Ya da insanların seni sinir etmesine izin verme...

2 yorum:

korehayrani dedi ki...

Üniversite hazırlıkları! Mimarlık okumak istiyorsunuz demek, ne kadar güzel bir bölüm. Benim daha birkaç senem var, hala bir bölüm bulamadım kendime, ama sayısalcıyım orası kesin. :D
Bu arada 9.sınıfta kapak toplama olayı çok hoşuma gitti, keşke ben de yapsaydım... Derslerden başımızı kaldıramadık sınıfça gerçi, hocalar çok zorladı ilk sene diye. :S Neyse artık bu sene yaparım. :D
Bazen haykıra haykıra ağlamak geliyor içimden, insanlardan uzak bir yer çok güzel bir fikir. Büyüyüp ehliyet alıp iyi bir işe girersem sonrasında da belki araba...(yani yaklaşık 20-30 yıl filan sonra. :P)keşfe çıkacağım böyle bir yer bulmak için. Bulursam size de haber vereyim, ortaklaşa kullanırız artık. xD
Blogunuzu blogroll'a ekliyorum, takipteyim. ^^

firefly dedi ki...

Öncelikle, "sizli bizli" bir yorum almak beni biraz kasıyor, "sen" diyebilirsin ^^
Üni hazırlıkları... bu sene tekrar var benim için. Mimarlık olacak inş.
Endişe etme, biraz bakınırsan keşfedebilirsin ne yapmak istediğini :).
Bir şeyler biriktirmeyi severim, özellikle de anısı olanları. Bu yüzden çok seviyorum o kapakları. Daha fırsatın olur, sen yeter ki ara. Lise hem uzun hem kısa geliyor...
Evet, bulursam ben de yazarım buraya, hala bulamadım öyle bir yer.
Teşekkür ederim :) blogu beğenmene ve takip etmene çok sevindim ^^