Cuma, Ekim 01, 2010

Mola.

Ne kadar istesemde hakkım yok mola vermeye. Ama ben mızıkçıyım işte. :P Yurttayım, ders çalışıyorum, okula gidip geliyorum falan öyle geçiyor her gün ya :D. Ama sanki şu hafta içi 5 gün sadece 1 gün gibi geliyor. Okul-yurt arası tempo 1 gün içinde oluyor sanki ve sonra ben tekrar eve dönüyorum. Evimi özleyip özlemediğimi de farkedemedim henüz :D. Yanlız iki şeyi özlediğimi biliyorum, küvet ve koltuk! Ne büyük bir nimetlerdir ya! Evinin sıcak suyu, küvetin, duşun içinde üzerini giyinip çıkmak zorunda olmayışın... O koltuğa oturmanın yayılmanın rahatlığı... Hani yurtta koltuk olmadığından değil de, bizim koltuklu odalara uğradığımız yok ki. Zaten bizim katta sadece 2 tane 12 sınıf yatakhanesi bi de etüt odaları var. Okulda sıraya otur, gel yurda etütte sıraya otur, git dershaneye yine sıra! Ohh, şu bilgisayar koltuğumu da sevmezdim ama şimdi nasıl rahat geliyor ya :D. Yurt insanı değiştiriyor yav :P.
Hele geçen hafta yurtta resmen bir tesisat macerası yaşadık. Normalde yurt gibi bir yerde banyo yapamamanızın sebebi ne olur? Sular kesik veya soğuktur değil mi? Yok, bizde değil. Resmen kaynar akıyordu sular :D. Duş yapalım derken haşlanacaktık az daha. Şunu da öğrendim ki, soğuk suya şükür. Kaynar su daha beter. Tabi sonraki günlerde de soğuk suya da maruz kaldık ama en sonunda normale döndü.
Ahh, neyse artık testlerime dönmem lazım benim ya. Soru sayımın vasatlığı vicdanımı rahat bırakmıyor. Hani sınavda da öyle az buz bişey yapmayı hedefleyen biri de değilim. Nerden geliyor bu tembellik anlamıyorum ki?!
-Ahh, şu sınav dönemini bir atlatıyım, sonra istersem final dönemi film izleyerek sabahlarım abi banane :D.

Hiç yorum yok: